Yine Milliyet, yine asparagas

Yine Milliyet, yine asparagas

 

Kemal Çiftçi

k.ciftci@yedirenk.com

 

Geçen hafta, aralarında Milliyet’in de bulunduğu bir kısım basın-yayın organları  Krugman`ın ağzından Türkiye`yi iflas ettirdiler. Ancak ünlü ekonomist, bu haberi yalanladı. Bu düzeltmeyi ise her zamanki gibi görmezden geldi aynı basın organları.

 

Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman`ın ağzından Türkiye`yi `iflas listesine` sokan Hürriyet, Milliyet ve Vatan internet siteleri, Krugman`dan gelen yalanlamayı duymazlıktan geldiler.

 

Üç gazete geçen hafta internet sitelerinin manşetinden verdikleri haberde dünyaca ünlü, Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman`ın Türkiye`yi iflasın eşiğindeki 6 ülke arasında saydığını öne sürdüler. Milliyet gazetesi de aynı haberi birinci sayfadan verdi. Oysa NTV`nin sorularını yanıtlayan Paul Krugman bu haberin bütünüyle uydurma olduğunu açıkladı. Krugman, Türkiye`yle ilgili böyle iddialı bir açıklama yapmak bir yana, Türkiye hakkında çok genel bazı rakamlar dışında bilgisi bile olmadığını söylüyordu.

 

Aslında bu gazeteler hemen her gün aynı şeyi yapıyorlar. Özellikle de Milliyet… “çamur at, izi kalsın” anlayışını adeta yayın politikası haline getirmiş. Buna “tetikçi medya”  anlayışı demek de yanlış olmaz.

 

Böyle yaparak güya hükümeti yıpratmaya çalışıyorlar. Oysa bu tür haberler, hükümetten çok memlekete zarar veriyor. Piyasaların kilitlenmesine, insanların işsiz kalmasına yol açıyor. Bindiği dalı kesmek işte böyle bir şey.  Zira hepimiz aynı gemideyiz. Ekonominin kötüye gitmesi veya gitmese bile böyle bir havanın esmesi durumunda şirketler ister istemez reklam bütçelerini kısmak zorunda kalıyorlar. Bu ise en başta medyanın can damarlarını kesiyor. Ondan sonra da basınımızdan “reklam gelmiyor” feryat duymaya başlıyoruz. Siz böyle yaparsanız tabii ki reklam alamazsınız. Sadece reklamları değil, güvenilirliğinizi de kaybedersiniz. İnsanlar reklam vermekten vazgeçerler, verecek olsalar bile alternatif medyaları tercih ederler. Siz de krize düşersiniz ve kendi batışınızı Türkiye’nin batışı gibi göstermeye çalışırsınız. “Benden sonrası tufan” anlayışıyla sağa-sola, herkese zarar vermeye devam edersiniz.

 

Mesela Basın Konseyi gibi meslek örgütleri acaba bu tür asparagas haberler karşısında neden harekete geçmezler? Meslek onurunu koruma adına bu durumdan vazife çıkarmaları gerekmez mi acaba?

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !